Sanat benim için hiçbir zaman yalnızca bir ifade biçimi olmadı; yaşamın ta kendisi oldu

Sanat benim için hiçbir zaman yalnızca bir ifade biçimi olmadı; yaşamın ta kendisi oldu
  1. Sanat sizin için bir ifade biçimi mi, yoksa bir yaşam biçimi mi?

Sanat benim için hiçbir zaman yalnızca bir ifade biçimi olmadı; yaşamın ta kendisi oldu. Çocukluğumda taşlarla bebek yaparken de, genç kızken elbiseler dikerken de, bugün tuvalin başına geçtiğimde de aynı duyguyla ürettim. Ben nefes alır gibi üretiyorum. Sanat benim hayatı anlama, yaşama ve paylaşma biçimimdir.

  1. Eserlerinize baktığınızda sizi en doğru anlatan çalışma hangisi ve neden?

Sanırım ilk kişisel sergime adını veren “Doğuş” beni en iyi anlatıyor. Çünkü o yalnızca bir serginin adı değildi; yıllarca içimde biriken duyguların, emeğin ve hayallerin yeniden hayata kavuşmasının simgesiydi. Ben resme geç başlamadım, sadece doğru zamanı bekledim.

  1. Hiç tamamladıktan sonra ayrılmakta zorlandığınız bir eseriniz oldu mu?

Oldu. Aslında eserimle vedalaşmak kolay olmadı. Bir tabloyu veya heykeli bitirdiğimde ona yalnızca boya sürmüş veya çamur eklemiş olmuyorum; hayatımdan bir parça bırakıyorum. Eserlerim satılırken arkasından uzun süre bakıyorum. Ama sanat paylaşıldıkça anlam kazanıyor.

  1. Sessizlik mi, kaos mu üretiminizi daha çok besliyor?

Sessizlik… Çünkü sessizlikte insan kendi sesini daha iyi duyuyor. Renkleri, duyguları ve hayalleri en çok sessizliğin içinde hissediyorum. Fakat hayatın bütün kaosu da yaptığım resimlerin içinde zaten var. Ben onu tuvale aktarırken sessizliği seçiyorum.

SANAT

  1. Sanat kariyeriniz boyunca “İyi ki vazgeçmemişim.” dediğiniz bir an yaşadınız mı?

Evet. İlk sergimi açtığım gün bunu çok güçlü hissettim. O gün geriye dönüp çocukluğuma baktım. Dikiş makinesinin başında geçen geceler, savaş yılları, aileme adadığım zamanlar… Eğer içimdeki üretme isteğinden vazgeçseydim bugün bu mutluluğu yaşayamazdım dedim.

  1. İnsanların eserleriniz hakkında en çok yanlış anladığını düşündüğünüz şey nedir?

Bazen tablolarımın yalnızca güzel renklerden ve estetikten ibaret olduğunu düşünüyorlar. Oysa her eserimin içinde yaşanmış bir hayat var. Bir mücadele, bir özlem, bir umut ya da bir teşekkür saklı. Ben resim yaparken yalnızca görüntü değil, duygu da resmediyorum.

  1. Eğer sanatla uğraşmasaydınız bugün kendinizi hangi meslekte hayal ederdiniz?

Sanırım yine tasarımın içinde olurdum. Moda tasarımcısı olarak üretmeye devam ederdim. Çünkü çocukluğumdan beri elimle bir şey üretmek benim doğamda vardı. Sanat benim yolumu değiştirdi ama üretme isteğimi hiç değiştirmedi.

  1. Sanatın ticaretle buluştuğu noktada sizce sanatçı neleri korumalı?

Öncelikle samimiyetini korumalı. Bir eser satılsın diye değil, anlatacak bir sözü olduğu için yapılmalı. Ticaret olabilir ama sanatçının vicdanı, özgünlüğü ve karakteri hiçbir zaman pazarlık konusu olmamalı.

  1. Bugünkü deneyiminizle genç Sevim Erdal’a tek bir tavsiye verecek olsaydınız ne söylerdiniz?

“Kendine inan ve hayallerini erteleme.” Ama bir yandan da şunu söylerdim: Hayatın sana getirdiği sorumluluklardan da korkma. Çünkü bazen insanı olgunlaştıran şey, hayallerine giden dolambaçlı yollardır.

  1. Sizi üretmeye iten şey başarı arzusu mu, merak mı, yoksa kendinizi ifade etme ihtiyacı mı?

En çok kendimi ifade etme ihtiyacı. Ben üretmediğim zaman eksik hissediyorum. Başarı elbette mutlu ediyor ama beni yıllarca ayakta tutan şey alkış değil, içimdeki üretme isteğiydi.

  1. Koleksiyonerlerin eserlerinizde en çok hangi duyguyu hissetmesini istersiniz?

Umut… Çünkü hayat bana ne getirirse getirsin üretmeye devam ettim. Resimlerime bakan insanların da o umudu, sevgiyi ve emeği hissedebilmesini isterim.

  1. Kariyeriniz boyunca sizi en çok şaşırtan izleyici yorumu hangisiydi?

Bir ziyaretçim tablolarımdan birine uzun süre baktıktan sonra bana, “Bu tablo bana yeniden umut verdi.” demişti. Ben o resmi yaparken kendi duygularımı anlatıyordum ama onun başka bir insanın hayatına dokunması beni çok etkiledi. O gün sanatın gerçek gücünü bir kez daha hissettim.

  1. İsminiz gelecekte tek bir kavramla anılacak olsa bunun ne olmasını isterdiniz?

Emek.

Çünkü hayatım boyunca yaptığım her şeyin temelinde emek vardı. Sanat da, ailem de, dikiş de, resim de… Eğer insanlar yıllar sonra beni “üreterek yaşayan bir kadın” olarak hatırlarlarsa, bundan daha büyük bir mutluluk düşünemem.

?>