İÇMİMAR FİLİZ MAHSERECİ İLE ÇOK ÖZEL ROPÖRTAJ

İÇMİMAR FİLİZ MAHSERECİ İLE ÇOK ÖZEL ROPÖRTAJ
  1. Öncelikle sizi biraz tanıyabilir miyiz? İç mimarlık yolculuğunuz nasıl başladı?

Benim için iç mimarlık yalnızca estetik üretmek değil; insan psikolojisini, yaşam alışkanlıklarını ve mekânın enerjisini doğru okumakla ilgili bir alan. Küçük yaşlardan itibaren mekânların insan üzerindeki etkisine karşı güçlü bir ilgim vardı. Zamanla bunun sadece bir ilgi değil, aynı zamanda kendimi ifade etme biçimim olduğunu fark ettim. Bu yolculuk bugün; hem tasarım hem de marka tarafında kendi dilini oluşturmuş güçlü bir yapıya dönüştü.

  1. Bay Door ve Krepis Interior Architecture markalarının kuruluş hikâyesi nedir?

Bay Door; detay, kalite ve güçlü uygulama disiplinini temsil eden bir marka olarak doğdu. Krepis Interior Architecture ise tasarımın daha duygusal ve karakter sahibi tarafını öne çıkarıyor. Her iki markayı oluştururken amacım sadece proje üreten değil, aynı zamanda yaşam tarzı oluşturan bir yapı kurmaktı. Her projede müşteriye kendini özel hissettiren bir deneyim sunmayı hedefledim.

  1. İç mimarlık sizin için bir meslek mi yoksa bir yaşam biçimi mi?

Kesinlikle bir yaşam biçimi. Çünkü bir iç mimar yalnızca ofiste tasarım yapmaz; yürürken, seyahat ederken ya da bir otelde otururken bile gözlem yapar. Benim için tasarım artık bir düşünce sistemine dönüştü. Mekânlara istemsizce analiz ederek bakıyorum.

  1. Tasarımlarınızda sizi en çok motive eden şey nedir?

Bir mekânın insanın ruh hâlini değiştirebildiğini görmek. Doğru tasarlanmış bir alanın insanı daha güçlü, huzurlu ve özel hissettirdiğine inanıyorum. Ben sadece güzel görünen alanlar değil, aynı zamanda hissi olan mekânlar üretmeye çalışıyorum.

  1. Bir projeye başlarken ilk dikkat ettiğiniz unsur ne oluyor?

Öncelikle müşterinin yaşam tarzını anlamaya çalışıyorum. Çünkü iyi tasarım yalnızca şık görünmek değildir; kullanıcısıyla uyum içinde olması gerekir. Mekânın ruhu ile kişinin karakteri birbiriyle örtüşmeli.

  1. Son dönemlerde iç mimarlıkta öne çıkan trendleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Trendleri takip ediyorum ancak tamamen onların peşinden gitmiyorum. Çünkü trendler geçici, karakter sahibi tasarımlar ise kalıcıdır. Günümüzde doğallık, sıcak tonlar, dokulu yüzeyler ve sade lüks anlayışı oldukça öne çıkıyor. Ben her zaman zamansız şıklığın daha değerli olduğuna inanıyorum.

  1. Kıbrıs’ta iç mimarlık sektörünü nasıl görüyorsunuz?

Kıbrıs gelişime çok açık bir pazar. İnsanlar artık sadece gösterişli değil; kaliteli, işlevsel ve kimliği olan yaşam alanları istiyor. Bu durum sektörü daha bilinçli bir noktaya taşıyor. Özellikle butik ve özgün projelerin gelecekte çok daha değerli olacağını düşünüyorum.

  1. Müşterileriniz sizi tercih ederken en çok hangi özelliklerinizi ön plana çıkarıyor?

Sanırım en çok güven duygusu ve detaylara verdiğim önem öne çıkıyor. Bir projeyi yalnızca çizim olarak değil, tüm süreçleriyle sahipleniyorum. Ayrıca müşterilerim, tasarımlarımın kendilerine özel hissettirdiğini söylüyor.

  1. Hayalinizde tasarlamak istediğiniz özel bir proje var mı?

Uluslararası ölçekte ses getirecek, mimariyle sanatın iç içe geçtiği özgün bir yaşam ya da otel projesi tasarlamak isterim. İnsanların yalnızca konaklamak için değil, deneyim yaşamak için geldiği bir proje hayalim var.

  1. İş hayatınızın en unutulmaz projesi hangisiydi?

Benim için en unutulmaz projeler, müşterinin hayatına gerçekten dokunduğum işler oldu. Özellikle dönüşüm yaratan projeler unutulmuyor. Bazen bir ev tasarlıyorsunuz ama aslında kişinin yaşam enerjisini yeniden inşa etmiş oluyorsunuz.

  1. Kadın girişimci olarak iş dünyasında karşılaştığınız zorluklar oldu mu?

Elbette oldu. Özellikle teknik ve uygulama ağırlıklı sektörlerde kadınların kendini daha fazla kanıtlaması gerekebiliyor. Ancak ben bunu bir dezavantaj değil, güçlenme süreci olarak gördüm. Disiplin, kararlılık ve işine hâkim olmak zamanla tüm önyargıları ortadan kaldırıyor.

  1. Başarı sizin için ne ifade ediyor?

Başarı benim için yalnızca maddi sonuçlardan ibaret değil; iz bırakabilmek demek. İnsanların yıllar sonra bile içinde mutlu yaşadığı mekânlar üretmek bence gerçek başarıdır.

  1. Yoğun iş temposunda sizi motive eden şeyler neler?

Üretmek. Yeni fikirler geliştirmek beni dinlendiriyor bile diyebilirim. Ayrıca ortaya çıkan sonucun insanlarda heyecan yaratması benim için büyük bir motivasyon kaynağı.

  1. Sosyal hayat ve iş hayatı dengesini nasıl kuruyorsunuz?

Açıkçası tasarım işiyle yaşayan biri için bunu tamamen ayırmak çok kolay değil. Ancak seyahat etmek, yeni mekânlar keşfetmek ve kısa molalar vermek zihnimi besliyor. Bu da işime olumlu şekilde yansıyor.

  1. Dekorasyonda asla vazgeçemem dediğiniz bir detay var mı?

Doğru ışık kullanımı. Işık, bir mekânın tüm karakterini değiştirebilir. En iyi tasarımı bile yanlış ışıkla sıradan gösterebilirsiniz.

  1. Evin ruhunu belirleyen en önemli unsur sizce nedir?

Denge. Renk, doku, ışık ve boşluk arasındaki denge doğru kurulduğunda mekânın ruhu kendiliğinden oluşur. Ayrıca bir evin kişiyi yansıtması da çok önemli.

  1. Gelecek hedefleriniz arasında neler var?

Markalarımı daha uluslararası bir noktaya taşımayı hedefliyorum. Aynı zamanda tasarım dili güçlü, imza niteliğinde projeler üretmek istiyorum. Uzun vadede ise tasarımın yanında yaşam stili odaklı farklı alanlara da dokunmayı planlıyorum.

  1. En Moda Magazine okuyucularına ve iç mimarlık alanında kariyer hedefleyen gençlere ne söylemek istersiniz?

Bu meslek yalnızca yetenek işi değil; aynı zamanda sabır, gözlem ve disiplin işidir. Kendinizi sürekli geliştirmeli ve kendi tarzınızı oluşturmaktan korkmamalısınız. Çünkü tasarım dünyasında fark yaratan şey, trendleri kopyalamak değil; kendi bakış açınızı ortaya koyabilmektir.

?>